BAL-GÖÇ Derneğimizin "Büyük Balkan Turu" kapsamında Dubrovnik'e ulaşmak için yoldayız.
Dubrovnik bir Balkan ülkesi olan Hırvatistan'ın Adriatik Denizi kıyısında bulunan bir liman şehri. Balkan haritasına baktığımızda Hırvatistan öyle bir konumda ki Bosna Hersek'in Adriatik Denizi ile kavuşmasına engel olmuş, adeta deniz kıyısının tamamını kaplamış durumda. Bosna Hersek deniz sahilinde sadece 20 kilometreye sahip.
Rehberimiz Rıfat Destanoğlu'nun anlatımı ile Hırvatistan Adriatik Denizi'ndeki kıyılarında binlerce adaya sahip olup, altı bin kilometreye yakın kıyısı var ve buralardan turizm anlamında oldukça iyi gelir elde ediyor.
Eski adı Ragusa olan Dubrovnik, Hırvatistan'ın Adriyatik Denizi sahilinde bulunan, Orta Çağ'dan kalma tarihî eserleri ile ünlü şehri. Şehrin nüfusu yerleşik olarak yaklaşık 50.000 cıvarında.
1991 yılında Hırvatistan'ın Yugoslavya'dan ayrılışı sürecinde yaşanan iç savaşta, Sırp saldırıları nedeniyle şehirdeki çok sayıda tarihî eser zarar görmüş.
Adriyatik’in incisi denilen Dubrovnik'e vardığımızda Kotor'u hatırlıyoruz, ikisi de Orta Çağ şehri bir birine benziyor ama, Dubrovnik Kotor'un en az iki kat büyüklüğünde, surlar içinde tarih kokan bir masal kenti.
Rehberimizin anlatımıyla Dubrovnik coğrafî konumu nedeniyle sadece Adriyatik’in değil Asya-Avrupa ticaretinin de önemli bir merkezi ve İpek Yolu'nun İstanbul-Edirne-Sofya-Niş üzerinden Adriyatik’e ulaşan güzergahın merkezi konumunda bir liman şehri.
Osmanlı İmparatorluğu I. Murat döneminde vergi vermeyi kabul ederek Osmanlı himayesine giren Dubrovnik, Osmanlı İmparatorluğu için bir ileri karakol, Avrupa ve Haçlı donanmaları hakkında bilgilerin edinildiği bir konumdaymış.
Rehberimiz eşliğinde Pile denilen kapıdan şehre giriyoruz, sadece yayalara ayrılan Eski Şehir’in ana caddesi Stradun Caddesi boyunca ilerliyoruz. Şehrin içme suyu ihtiyacını karşılayan Büyük Onophrian Çeşmesi ile Küçük Onophrian Çeşmesi arasında uzanan caddede göze hoş gelen gayet düzenli şekilde yer alan dükkanlar ve yan sokakların darlığı dikkatimizi çekiyor.
Cadde boyunca Aziz Saviour Kilisesi, yanında Fransisken Manastırı ve Müzesi, Sponza Sarayı, Aziz Vlaho Kilisesi ve önünde Ortaçağ Şövalyesi Orlando Heykeli, içinde Kültürel Tarih Müzesi’nin bulunduğu Rektör Sarayı yer alıyor.
Tarihi Luza Meydanı’nda 31 metrelik yüksekliğiyle Saatli Çan Kulesi, Şair Gundulic’in Heykeli dikkatimizi çekiyor.
Sponza Sarayı’ndaki İç Savaş Müzesi’nde bulunan, 1991-1995 yılları arasında Hırvatistan'ın bağımsızlık savaşı sürecinde, Sırp ve Karadağlı askerlerden oluşan Yugoslav ordusunun saldırıları sonucu harap olan şehre ait fotoğraflar ziyaretçileri etkiliyor ve Sırpların günümüzde de devam eden Balkanlar'da söz sahibi olma heveslerini hatırlatıyor.
Karadağ'da ziyaret ettiğimiz Kotor ve Hırvatistan'da bulunduğumuz Dubrovnik Orta Çağ mimarisi ve tarihi eserleri ile bir birine benzeyen iki liman şehri bizleri oldukça etkiledi.
Durhan GÜLER
02.09.2026 Ayvalık




