Balkan ülkeleri gezimiz kapsamında Üsküp'teyiz ve rehberimiz Rıfat Destanoğlu eşliğinde şehri tanımaya başlıyoruz.
Üsküp (Makedonca - Скопје) bir Balkan ülkesi olan Kuzey Makedonya'nın başkenti ve en büyük kentidir. Üsküp tarihi yapıları, kültürel, politik, ekonomi ve hayatın tüm unsurları ile ülkenin merkezidir.
Şehirde ağırlıklı olarak Ortodoks Makedonlar ve Sırplar, Müslüman Arnavutlar, Türkler ve Boşnaklar yaşamaktadır.
Üsküp, bir tarafta Osmanlı mimarisi yapılar ve tarihi Türk Çarşısı ile bir hoşgörü ortamı ve havası yayan ama sokaklarının kaldırım taşları yıpranmış, diğer tarafta Hristiyanların ağırlıklı yaşadığı soğuk ama gösterişi öne çıkaran, maliyeti yüksek batı mimarisi yapılar ve heykellerle dikkat çeken, ikiye bölünmüş bir kent.
Üsküp Vodna Dağı eteklerinde kurulmuş, şehrin ortasından Vardar Nehri akıyor ve üstüne inşa edilmiş olan, meşhur “Vardar Ovası” türküsünde bahsedilen 13 gözlü tarihi Taş Köprü (Fatih Köprüsü), bölünmüş olan şehrin iki yakasını birbirine bağlıyor. Köprüden geçerken gençlerin ve çocukların teyplerinden açtıkları Türkçe şarkılara darbukalarla eşlik ettiklerine tanık olduk.
Vardar Nehri şehri hem coğrafî olarak hem de kültürel olarak da ayırmış, bir tarafta Türkler ve Arnavutlardan oluşan, tarihi Sultan Murat Camii, Mustafa Paşa Camii, Tütünsüz Camii ve Kebir Mehmet Çelebi Camii, Davut Paşa Hamamı, Kapan Han, Kurşunlu Han ve tarihi Türk çarşısının yer aldığı Müslüman Üsküp, diğer tarafta Makedonların yaşadığı kiliseleri, çakma heykellerin yer aldığı modern mimarisiyle Hristiyan Üsküp. Yeni yapıldığı belli olan meydanın ortasında gösterişli şekilde Büyük İskender’in heykeli var, bu meydanın soğuk, üstünlük sağlayıcı, tarihi saptırıcı ve bizim göre itici havasından ayrılarak, hoşgörü ve sıcak hava yayan, Osmanlı izlerinin yaşadığı tarafa geçiyoruz.
Tarihi Türk Çarşısının Arnavut kaldırımlı yollarında dolaşıyoruz, hediyelik eşya, yöresel el sanatları, ayakkabı ve terlikçi, köfteci ve diğer dükkânlar sıra sıra yer alıyor.
Akşam yemeğini çarşıda yer alan köftecide yiyoruz ve sonrasında çay ocağında oturup çay içiyoruz, ortam aynı Bursa gibi.
Rehberimiz Vodno Dağı’nda yükselen ışıklandırılmış kocaman bir nesneye dikkatimizi çekiyor; 66 metrelik koca bir haç, Hristiyanlığın üçüncü bin yılının şerefine 2001 yılında dikilmiş Vodno Dağına. Amaçlarının şehrin yüksek minarelerini gölgelemek, Tarihi Osmanlı eserlerinin, Cami kubbelerinin ve minarelerinin görüntüsünü bastırmak ve şehrin tarihi siluetini değiştirerek Üsküp'ün artık bir Hristiyan şehri olduğunu empoze etmek olduğunu anlatıyor. Şehrin yeni bölümlerine çakma heykeller, Kiliseler, müzeler gibi yeni binalar yaparak eski tarihi dokuyu gölgelemeye çalıştıklarını belirtiyor.
Üsküp şehri insanda derin izler bırakıyor, tarihi ve kültürel dokusunun yaşamaya devam etmesi, yaşamak için direnmesi ve bizim insanımızın oralarda verdikleri hayat mücadelesi.
Durhan GÜLER
06.10.2025 Bursa




