Balkan Göçmenleri Platformu | BGP

“ÖĞRETMENLER GÜNÜ”

Bugün öğretmenler günü, gençlerle , çocuklarla yaptığı, savaş gibi mücadeleden, gelecek çıkartmaya çalışandır öğretmen. Öğretmenlik, kimine göre tatili bol, az çalışan çok kazanan! bir meslektir. Her meslekte olduğu gibi bizim meslekten de meslek etiğinden şaşırmışlar vardır. Olacaktır da.  Onları ayıklamak devletimizin görevidir. Öğretmen çoğu zaman zilin çaldığını bile farketmez. Çarşıda pazarda hep öğretmen olma bilinciyle örnek davranmayı hayat biçimi haline getirmiştir. Öğrencisiyle birlikte ağlayan çok öğretmen gördüm. Tabii ki sinirlerine hakim olamayıp öfkesine yenilenleri de!  “Ben neden bu sınıfta başarılı olamıyorum” diyerek tansiyonu çıkanı da. Buna rağmen bir çocuğuna laf geçiremeyen, ömründe hiç kimseye bir harf bile öğretmemiş, yanlış davranışını düzeltme çabası olmayanların, öğretmenleri itibarsızlaştırma çabalarını da. Bu egosuna köle olmuşları ciddiye bile almıyorum. Ben kırk yıldır her öğretmenin,öğrencisi için yasalar çerçevesinde nasıl çırpındığını biliyorum. Vicdani rahatlığın huzurunu,  bir ömür boyu yaşayan, bir başka meslek varmıdır bilemedim.  Günlük hayatımızdaki başarı veya başarısızlıklarda karşımıza çıkan resimlerde dahi biz öğretmenlerin payı olduğunu düşünen ve üzülen yine  öğretmendir. 
Bataklıkta yaşayıp üzerinde bir toz bile bulundurmayan Nilüfer çiçeği, buzullar üzerinde güneşi selamlayan kardelenler gibi aydınlık, ileri görüşlü hedefli nesilleri ortaya çıkartmaktır öğretmenin kızıl elması.
Çöllerdeki kaktüsler nasıl susuzluk ve sıcak için içlerindeki özel sistemleri ve yapıları gelişmişse, öğretmenlerin de "Evrenleri sendeki nur aydınlatacaktır" ilahi emrinden ilham alarak öğrencisine içindeki hikmetin, yeteneğinin farkına vardıran bir becerisi vardır ve bu her an aktif ve verimlidir. Öğrencilerine, var olan zenginliklerini hissettirendir.  
Yıllardır öğrencilerime kendilerini, öğrenmeyi sevdirmeyi hedefleyen biri olarak, hatalarımla yüzleştiğimde mesleğin özüne layık olamamaktan hep korktum.
Ama olsun. Eşitsizliklerin cirit attığı bu dünyada eşit muameleyi hayatıma resmetme yolundan sapmıyor oluşum, en büyük tesellim. Her akşam vicdani muhasebeden sınıfı geçmem ise en büyük zenginliğim.
Kimisi milliyetçiliği, kimisi dinsizliği, kimisi dindarlığı, kimisi solculuğu, kimisi biat etmeyi ister benden öğretmemi. Ben sadece tüm öğrencilerimi  insan olabilmeye  davet eden bir öğretmen olmaya çalıştım. Hata ve sevabıyla yine de iyi ki öğretmen olmuşum...
Hakikatin yolunda olduğumu bilmek benim en büyük mutluluğum. Ali Yazır

YORUM BIRAKIN