Balkan Göçmenleri Platformu | BGP

HARFLER

HARFLER
(d/okunaklı yazı)
Ben, daha çocukluğumdan itibaren harflere canlı varlıklarmış gibi bakarım. “A” harfini kim bilmez! O, bacaklarını iki tarafa germiş,” var mı benim gibisi” dercesine, bir kabadayı duruşu sergiler. Hakkı da vardır buna, haa. Bildiğim tüm dillerde başı o çeker. Ben de onun konumunda olsam,
 kimseye yan gözle bile bakmam. 
“B” harfinin hele küçüğünü yaşlı bir nineciğe benzetmişimdir. Mütevazi bir görünüm sergiler. Eteğini meyvelerle doldurmuş, her an sofraya seriverecekmiş gibi bir anlam ifade eder. 
Tüm harflerden hoşlanırım. Hepsi görevlerini dört dörtlük yerine getirirler. Amma, nedense, “b”ye düşkünlüğüm vardır. Hep tatlı nimetler “b” harfi ile başlamaz mı?  Örneğin ”Bal”. Hatta bu sözcüğü duyunca kimin iştahı kabarmaz? “Bal tutan parmağını yalar” demiş atalarımız. 
Arkadan ”baklava”! Şimdi, oldu da oldu! Hele bu tatlımızın içinde cevizi biraz fazlaca ise, yeme de yanında yat. 
Suların hakimi “balık” da bu harfi  rastgele mi kazanmıştır?! Bir doktora danışın, balığın değerlerini size saymakla bitiremez. Balık, ilgi görmeseydi” balık baştan kokar” atasözünü de hak etmeyecekti!
Vücudumuzdaki bir sürü organların bu harfle başladığını hiç dikkate aldık mı? Burun, boğaz, bel, böbrek, bilek, baldır, bacak…
Hayvan aleminden balık, dedik. Hele şu türküleriyle dünya güzeli bülbülü nereye koyalım? Türkülerimize rastgele mi konu olmuştur, bu güzeller güzeli kuş?!
Kişisel ilişkilerimize gelince “b”siz adım atamayız. “Barış” sözcüğü sadece “savaş”ın karşıtı değildir. Barış, tek sözle “ anlaşma”  yoksa, bir toplum varlığını sürdürebilir mi? “Beraberlik”, “birliktelik” de aynı sokağa çıkar.
 Neredeyse gözden kaçıyordu. Şu rakamların ve zamirlerin “bir”  ve “ben” ile başlaması da  rastgele mi olmuştur. Say, say “bin”e kadar git!
Boğa yoksa, ne ineğimiz olur, ne de doya doya süt içebiliriz.
“Bacanak ve baldız” sözcüklerini şimdilik kendi başlarına bırakıyor, sırası gelince onlardan da söz ederiz. Zaten ortalıktaki sorunlar boğaz çukurumuza gelmiş. Şimdilik bacanak ve baldızlar başbaşa kalsınlar…
Ne var ki, şu sözcükleri düzenleyenler arasına da bir sürü hasetçi, fesatçılar girmiştir, muhakkak. “B” harfinin bunca olağanüstü konumlar almasını bir türlü çekememişlerdir. 
Neden diyeceksiniz? Canlı alemin dışkılarını bu harfle belirtmeleri hiç de öylesine olmamıştır!
Dolayısıyla, şu çekememezlik evvelden ezelden hep varlığını korumuştur. Günümüzde de fesatçılardan adım atamıyoruz!
 Allah onları kahretsin! Yere batsınlar! Biz harflerimizi sevelim. Onların sayesinde istediğimiz zaman ”bilgi” alemine rahatça giriyor, dağarcığımızı ağzına kadar dolduruyoruz.                                     
Mehmet ALEV

YORUM BIRAKIN