Balkan Göçmenleri Platformu | BGP

Balkanlar’da tarihte bu hafta: 19 - 25 Nisan

19 Nisan 1897:   Osmanlı Devleti’ne nota… İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya-Macaristan, Rusya ve İtalya'nın İstanbul elçileri Babıâli'ye ortak bir nota verdiler. Notada, Osmanlı Devleti'nin oldukça aleyhine Yunanistan’ın lehine olan yeni bir sınır önerdiler. Yeni bir savaşı göze alamayan padişah, notayı kabul etmek zorunda kaldı.

19 Nisan 1909: Bab-ı Ali’den geri adım... Osmanlı Devleti, 1908 yılında bağımsızlığını ilan eden Bulgaristan’ın bu durumunu tanıdı. Ülkede kalan Türklerin hak ve hürriyetleri ise antlaşmayla güvence altına alındı. Fakat verilen güvenceler daha çok sözde kaldı. Nitekim yaşanan haksızlıklardan ve baskılardan dolayı 1990’ların ortalarına kadar yüz binlerce Türk, Bulgaristan’ı terk etmek zorunda kaldı. 

20 Nisan 1876: Bulgaristan’da çete isyanı... Batılı devletleri ve Rusya’yı da bağımsızlık mücadelelerine dâhil etmek isteyen Bulgar çeteler, Osmanlı Devletine karşı isyan başlattı. Fakat toplumsal destekten yoksun olan isyan kısa sürede bastırıldı. İsyancılar tüm umutlarını Rusya’dan gelecek desteğe bağladı. Bu beklentileri de 1877 yılında Rusya’nın Osmanlı Devleti’ne savaş açmasıyla gerçekleşti.

21 Nisan 1967: Yunanistan’da askeri darbe… George Papadopoulos liderliğindeki albaylar cuntası Yunanistan'da bir darbe yaparak yönetime el koydu. Yedi yıl süren askeri yönetimden en fazla etkilenen kesimler başta Batı Trakya’daki Türkler olmak üzere azınlıklar oldu. Uluslararası antlaşmalarla garanti ve güvence altına alınan haklarının hemen hemen tamamı ortadan kaldırıldı.   

23 Nisan 1826: Yunan isyanında sona doğru. Yunan isyanının devam ettiği son kale olan Mesolongi, Osmanlı kuvvetleri tarafından geri alındı. Böylece Yunanistan’ın kendi başına bağımsızlığını elde edemeyeceği bir kez daha anlaşılmış oldu. Bunun farkında olan büyük güçler, Yunanistan’ın bağımsızlığını sağlamak için Osmanlı Devleti’ne daha yoğun baskı yapmaya başladı.

23 Nisan 1920: Türkiye’nin kalbi Ankara’da atıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Ulu önder Atatürk’ün çağrısı üzerine ilk kez toplandı. Ankara tüm yetki ve kontrolü üzerine aldı. Bundan böyle hem içerideki hem de dışarıdaki mücadele Ankara’dan yürütülecektir.  O kadar ki, Yunan işgaline karşı Batı Trakya’da direnişi organize eden Yüzbaşı Fuat Balkan da bundan böyle talimatları Ankara’dan alacaktır.

23 Nisan 1941: Batı Trakya’da tehlikeli gelişme. İkinci Dünya Savaşı’nın en hareketli günlerinde Yunanistan dolayısıyla da Batı Trakya, saldırıya uğradı. Almanya’nın desteğini arkasına alan Bulgaristan Makedonya ve Batı Trakya’yı işgal etti. Bölgede yaşayan Türkler için sıkıntılı günler de böylece başlamış oldu.

23 Nisan 1994: Gagauzya’da önemli gelişme. Avrupa kıtasında en büyük Hıristiyan Türk toplumunu oluşturan Gagauzlar,  Moldova Cumhuriyeti’ne bağlı Gagavuz Yeri Özerk Bölgesi’nin kurulduğunu dünyaya duyurarak, bağımsızlık ve haklarını koruma konusunda kararlılıklarını ortaya koydular. Moldova Meclisi, Gagauzların bu talebini, 23 Aralık 1994’te çıkardığı yasayla kabul etti. Bu kabulden itibaren 23 Aralık günü Gagauzlarca, başta başkent Komrat olmak üzere ülkenin dört bir yanında her yıl, bağımsızlık günü olarak kutlanmaya başlandı. 

24 Nisan 1830: Bab-ı Ali’den geri adım.  Osmanlı Devleti, Yunanistan’ın bağımsızlığı konusunda İngiltere, Fransa ve Rusya’dan gelen baskılara boyun eğmek zorunda kaldı. Uzun süredir devam eden baskılar sonucu,  Mora yarımadasında kurulmuş bulunan Yunanistan’ın bağımsızlığını kabul etmek zorunda kaldı.  Böylece İngiltere, Fransa ve Rusya 3 Şubat 1830 tarihinde imzaladıkları "Londra Protokolü" ile kurdukları bağımsız Yunanistan Devleti hayaline kavuşmuş oldular. Bundan sonra da Yunanistan’ın toprak olarak büyümesi hiçbir savaş kazanmadan gerçekleşecektir. Bunda da en büyük rol özellikle de İngiltere’nin olacaktır. Londra, Osmanlı Devleti’nin başı her sıkıştığında; özellikle Rusya’ya karşı, yardım etme şartlarından biri olarak Yunanistan’a toprak verilmesini öne sürecektir.

24 Nisan 1877:  Balkanlarda insanlık trajedisi. Balkanlardaki siyasi hedeflerine ulaşmak isteyen Rusya Osmanlı Devletine savaş ilan etti. 93 Harbi olarak bilinen ve çok kanlı saldırıların yaşandığı 1877-78 Osmanlı-Rus savaşında yaklaşık 1 milyon 200 bin Türk, doğduğu topraklardan sürüldü. 600 bin kadarı da katliam, hastalık ve soğuklar nedeniyle yaşamını yitirdi. Savaş, aynı zamanda Balkanlarda yaşayan Türkler için günümüze kadar süren acı ve sıkıntıların önemli dönüm noktalarından biri oldu.

25 Nisan 1915: Çanakkale Kara Savaşlarında tarihi gün. Balkanlardan Kafkasya’ya; Kırımdan Afrika’ya kadar on binlerce insanın yer aldığı Çanakkale Kara Savaşları’nda kahramanlık destanı yazıldı. En kanlı çatışmaların yaşandığı Arıburnu’nda zafer, emperyalist güçlere karşı mücadele veren Türk Ordusunun oldu. 

25 Nisan 2003:  Batı Trakya’da çirkin olay. Batı Trakya’da sabah namazının ardından İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mehmet Emin Ağa’yı hedef alan bir saldırı gerçekleştirildi. Silahlı saldırı sonucu ağır yaralanan Aga, uzun süre tedavi gördü. 

26 Nisan 1828: Rusya’dan son darbe girişimi. Navarin’de donanması yakılan, ordusunu yeniden kuran Osmanlı Devleti, savunma zaafıyla karşı karşıya kaldı. Bu durumu fırsat bilen Rusya, hem bu durumdan yararlanmak hem de hamisi olduğu Yunanistan’ın bağımsızlığına kavuşmasını sağlamak amacıyla Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti. Savaş Edirne Antlaşmasıyla son buldu. 

26 Nisan 1876: Batak olayları ve propaganda. Bulgar çetelerinin başarısızlıkla sonuçlanan ayaklanma girişimi yeni bir süreci başlattı. Şöyle ki Batak’ta yaşanan gelişmeler emperyalist güçler tarafından Osmanlı Devleti’ni parçalamak için bahane olarak kullanıldı. Yaklaşık 4 bini Türk 1000 de Bulgar olmak üzere toplam 5 bin kişinin öldüğü Batak’ta yaşanan çatışmalar Avrupa basını tarafından Müslümanların Hıristiyanları katletmesi olarak gösterildi. 

26 Nisan 1931: Sada-ı İslam adlı Türkiye Cumhuriyeti aleyhtarı gazete Şumnu’da çıkmaya başladı.

26 Nisan 1991: Bosna Hersek’te parçalanma sesleri. Bosnalı Sırplar, Sırp çoğunluğuna sahip olan belediyeleri kapsayan “Sırp Bölgesi Bosna Krayinası”nı ilan etti. Bundan birkaç hafta sonra ise Radovan Karaciç’in liderliğindeki Sırplar Sırp özerk bölgeleri ilan etmeye başladı. Bu gelişmeye paralel olarak Saraybosna merkezli Bosna-Hersek kurumları, ülkenin bazı bölümlerindeki kontrolü kısmen yitirdi.

26 Nisan 1993: Bosna’da barışa darbe. (Bosna) Sırp Cumhuriyeti Meclisi “Vance-Owen Planı”nı reddetti. Plan, Bosna-Hersek’in bir federasyon çatısı altında on özerk kantona bölünmesini öngörüyordu. Planda en büyük haksızlık Boşnaklara yapılmıştı. O kadar ki, Bosna’da nüfusun yaklaşık yüzde 44’ünü oluşturan Boşnaklara, toprakların sadece yüzde 26,36’sının bırakılması öngörülmekteydi. 

26 Nisan 1996: Bulgaristan’da  Ahmet Doğan başkanlığındaki HÖH yani DPS, Sofya Şehir Mahkemesi’ne başvurarak siyasi bir parti olarak kaydını yaptırdı. Böylece resmen de kurulmuş oldu.

Durhan GÜLER 
Bursa

YORUM BIRAKIN