Balkan Göçmenleri Platformu | BGP

Birim Alış Satış
ABD DOLARI 6.2671 ₺ 6.2784 ₺
EURO 7.3794 ₺ 7.3927 ₺
BULGAR LEVASI 3.7520 ₺ 3.8011 ₺
booked.net

ESRARENGİZ TORUN

(D/okunaklı yazı )

Şu dünyada insanoğlunun başına neler gelmiyor, neler!...
Eğer karşınıza bir gün onbeş, yirmi yaşlarında, levent bir delikanlı çıkıverip:
-Ben sizin torununuzum, derse, siz ne yaparsınız?
Geçenlerde köyde oturan amcam Süleyman Mertoğlu, üstübaşı ter duman içinde beni ziyarete gelmesin mi?
Yaşını başını almış akrabama:
-Hayırola, ne bu hal, amca? – dedim.
-Hiç sorma evlat, başımıza öyle bir iş geldi ki, böylesini şeytan bile görmemiştir. Sonra, şimdilik bunu sadece sen bil. Ortalıkta duyulursa, rezil rüsva olur, gül adımız batar gider.
Dün ikindiüstü evin önünde oturuyorum. Sen iyi biliyorsun, yengen rahmete kavuşalı ben yalnızım. Çoluk çocuk dağıldı gitti. Kızım Hatice Hollanda’da, doktor oğlum da başkenti mekan tuttu.
-Rahat ol, amca! Her belanın üstesinden gelinir.
-Gelinir, gelinmesine de, bu bela, başka bela, oğlum. Allah, öz düşmanımın başına bile getirmesin! Elimde tespih ev önünde otururken karşıdan bir delikanlı çıktı. Doğru,dost doğru yanıma geliyor. Bana, bir iki metre kala sırık gibi karşımda dikilivermesin mi:
-Mertoğlu, siz misiniz? – diye sordu.
-Evet, dileğiniz ne? – dedim.
-Siz, benim, dedem oluyorsunuz! – anlamında bir saçmalık çıktı ağzından. Elimi ayağımı aniden bir titreme aldı. O anda tespihi de düşürmüşüm. Zaman zaman bizim sokaklara da dilenciler uğrar, para dilendikleri olurdu. Bunun dilencilikle, oyunculukla işi yok, doğrudan doğruya adam bana” torun olmak” istiyor. Esrarengiz bir olay!
Her halde benim şaşa kaldığımın farkına varmış olacak ki, bildiğini okumaya başladı:
-Oğlunuz, Veli, bana gerçek baba sayılan adamla annem okurken tanışmışlar. Ve bir hayli arkadaşlıkları sürmüş. Derken, bu arada oğlunuz Veli, karşısına bir sarışın çıkınca anneme çekmiş penaltıyı! Ama iş işten geçmişmiş artık. İki ay sonra ben dünyaya gelmişim...
-Hayır, bu asla olamaz! – dedim. Şimdiki kızlar kimlerle yatıp kalkmıyorlar!?
“ Deliller konuşurken ilahiler bile susarlarmış, diye bir atasözü vardır! “ deyince, çantasından bir zarf çıkardı. Bu da nasıl iş? – dedim aklımca. Şimdi, sadece elim ayağım değil, çenemi de bir titreme aldı...
Siz, anamı o kadar geri zekalı mı hesap ediyorsunuz? Daha vaktinde tedbirli davranmış! Haberiniz olsun! Tüm gerçekler, noktası noktasına işte bu zarf içinde! – deyip kağıt parçasını başı üzerinde savurdu ve sonra çekip gitti.
Gece boyunca gözüme uyku girmedi. O, dört köşeli, zarf dediği el içi kadar kağıt parçası gözlerimin önünde pencere kadar, kapı kadar büyüdü, gitti. Bastonuma dayanarak zor zahmet sana geldim. Bir danışayım, dedim.
Amcama ne önerebilirdim? Çetrefelli bir iş. En kısa çıkış yolu, oğlu doktor Veli’ yi çağırıp, olaya bir çözüm aramaktı...

Mehmet ALEV

 Ustina-Plovdif

YORUM BIRAKIN